SONBAHARDA İSTANBUL

Ekim 2017

YAPIN / NEDEN OLMASIN?

İstanbul tutkunları Eylül-Ekim aylarında bir yandan pastırma yazının tadını çıkarıyor. Hafta sonları şehrin en büyük yürüyüş parkına sahip Belgrad Ormanı’na gidenlerin sayısındaki artışı farketmemek mümkün değil; kanıt isteyenlerin o tutkunu olduğumuz instagrama cumartesi erken saatte göz atmaları kafi!

Bence istanbul’un en keyifli yürüyüş parkuru Caddebostan sahili boyunca uzanıyor. Adalar manzarasına karşı şehrin en geniş yürüyüş parkurunda zaman geçirirken kendinizi 15 milyonu aşkın nüfuslu bir mega şehirde değil, sayfiyede hissedeceksiniz.

KALIN!

Şehrin hala keşfedilmeyi bekleyen noktalarından birinde yeni açılmış; 47 odalı, yenilenmiş bir butik otel, Room Mate Emir…. Antika, vintage konusunda şehrin en iddialı köşelerinden Çukurcuma’nın merkezi bir noktasında. (Zaten bu semt hepi topu iki minik yokuş ve birkaç ara sokaktan ibaret…) Otelin yeni yüzünün açılışı tam da İstanbul’un sanat trafiğinin yoğun olduğu zamanına geldi; şu sıralar gidenler çevre dükkanların/ sanat galerinden oluşan komşu esnafın bu zarif otel için seçtiği eserleri, özel parçaları da görebilir. Sanat-tasarım bir arada; burada konaklayanlar İstanbul’un bohem dünyasına da şehrin en güzel tarihi hamamlarından birine de cool coffee shop ve restoranlarına da keşiflerle dolu bir yürüyüşün ardından ulaşabilir.

Room Mate Emir Hotel
Kuloğlu Mahallesi, Sadri Alışık Sokak No.33, Beyoğlu
212- 245 02 45

YEME-İÇME

Mürver

İstanbul’un; daha doğrusu Türkiye’nin yerel lezzetlerini gönülü bir kültür elçisi gibi hem bizlerle hem de yabancı ziyaretçilerle buluşturmayı görev edinmiş bir şefimiz var: Mehmet Gürs… Kendisi şu aralar şehrin en tartışılan noktalarından Galata Port inşaatının tam arkasında yer alan, danışmanlık yaptığı yeni lokantasıyla da adından söz ettiriyor. Mürver yine Türk mutfağından özgün tarifleri sınırlı-tanımlı bir mönüyle sunuyor misafirlerine. İstanbul’un bize göre benzersiz lezzetteki balıkları, Trakya’nın ağızda eriyen etleri; az sayıda, basit ama çok lezzetli ‘başlangıç’ yemekleriyle bir arada sunuluyor. Mürver mönüsünü, Mehmet Gürs ‘canlı mönü’ olarak tanımlıyor; sundukları dönemsel olarak değişiyor. Bar kısmına gelince, durum ciddi! İstanbul’un bence en etkileyici manzarası olan tarihi yarımadaya karşı oturup Mürver’in özel ‘Mürver’ ve adını Boğaz’ın en nadide çiçeği ‘Erguvan’dan alan kokteylini içmenin keyfini yaşamanız lazım. (Rezervasyon şart ve dışarıda masa bulabilmek için elinizden geleni yapmanızı tavsiye ederim.)

Kemankeş Karamustafa Paşa Mahallesi, İETT Karaköy Durağı 57-59, Karaköy
212- 372 07 50

Balat Sahil Restoran

İstanbul’un ‘ha bugün ha yarın, patladı patlayacak’ diye dillere pelesenk olmuş semti, Balat. Bölgenin tarihi zenginliğini anlatmayı tek örnekle geçiştireceğim: Burada gün, Fener Rum Patrikhanesi’nin alev alev yanan kızıl renginin Marmara Denizi’nin uzantısı olan Haliç’in sularına vurmasıyla başlıyor. Şehrin en kıdemli yemek yazarlarının, elit damaklarının sevdiği bir balıkçı da bu eski İstanbul köşesinde… Sahil Restoran’a girildiğinde açıkçası kafalar biraz karışabilir; burası bakımsıza çeyrek kala dekorasyonuyla Balat’ın mütevazı bir diğer gibi mekanı gibi görünüyor. Salaş ama temiz.. Mezeler müthiş, bu özel lezzetleri servis eden başka balık lokantası kalmadığından söz ediliyor. Sırf ‘soğan dolması’nı yemek için gelenler var; balık faslında sözü burayı sevmem için bir diğer neden olan, deneyimli ve hafif tavırlı garsonlarına bırakmak, en kestirmesi.. Gün batarken bir kadeh rakı eşliğinde kızaran Haliç’e-İstanbul’a selam etmenin tadını buranın üstü kapalı terasında da çıkarabilirsiniz. Başlı Başına Balat’ı ziyaret etmek için bir neden, burası…

ALIŞVERİŞ

Midnight Express mağazasında bulacağınız bir özel porselen koleksiyonundan bahsetmek istiyorum. Tulya Madra, tasarım kültürüne merakı olanların ne iş yapsa merak ettiği, takipte olduğu bir isim. ‘Seramik görünümlü porselenler’ diye kendimce tarif edeceğim koleksiyonun kırılganlığına, olağanüstü renk paletine, şık sofralar kadar ev dekorasyonu için de kullanabileceğiniz; ‘obje’ işlevini de üstlenen porselenlerine sırf keyif için bakarken de bulabiliyorsunuz kendinizi. Halen Ayvalık’taki atölyesinde üretimi yapılan Santimetre’nin New York’ta da kendine yaraşır cool’lukta bir mağazası var. Benim gibi koleksiyonunu her daim geliştirmek isteyenler ise bunun için Midnight Express Bebek mağazasına sık ziyaretler gerçekleştiriyor.

Santimetre
Midnight Express Bebek mağazası

TAKIN!

Kalabalık dolaplar, dört köşeye yayılmış aksesuarlar silsilesi içinde tarzını oturtmak, oturttuysanız da korumak kolay değil. Bir müddet sonra hep aynı parçaları giyiyor, takınıyor olmaktan başka çare kalmıyor gibi… Ben konu aksesuar/mücevhere gelince özellikle imza niteliği taşıyan; tasarım dili ve işçiliğiyle konuşan parçaların ‘tek’ olmaya giden yol olduğuna inananlardanım. Yunan menşeili takı tasarımı markalarına da özel bir zaafım var. Burjuva bir Yunan mücevherci bir ailenin 1860’tan bu güne dek uzanan geleneğinin devamı olan Fanourakis takıları, tam da bahsettiğim ‘altın vuruş’a karşılık geliyor. Markanın tasarımcısı Lina Fanourakis’in kumaş gibi kullanarak yonttuğu altın, pırlanta gibi değerli taşlardan küpeleri, yüzükleri önce uzun uzun incelemekten kendinizi alamıyorsunuz. Dünyaca ünlü yıldızların, kraliyet aileleri mensuplarının tercihi bu markanın ‘ilmek’ formlu yüzüğünü, pırlantaların serpilmiş gibi durduğu yelpaze küpelerini ve doğadan, canlı renk seçimleri yansıtan ‘tek’ ürünlerini, Midnigt Express Jewelry koleksiyonunda bulabilirsiniz.

Fanourakis
Midnight Express Bebek mağazası

GÖRÜN!

İstanbul Bienali’nin en görülesi yan etkinliklerinden biri, Anadolu yakasındaki Bağlarbaşı Korusu içinde yer alan tarihi Abdülmecid Efendi Köşkü’nde yer alıyor. Eski İstanbul’un tarihi 1880’lere dayanan bu nadide köşkünde koleksiyoner Ömer Koç’un çağdaş koleksiyonundan seçilen 30 eser, köşkün klasik eserleri ve mimarisiyle dost bir tema eşliğinde bir arada. ‘Kapı Açana Açılır’ başlıklı sergi, adıyla ‘iyi bir komşu’ temasıyla yola çıkan istanbul Bienali’ne de göz kırpıyor.

FERHAN ISTANBULLU

Telefon: +90 212 263 21 11

SEPETİNİZ BOŞ